Bu sayfa TÜBİTAK tarafından desteklenen “Geleneksel Ekolojik Bilgi Kavramı Ekseninde Türkiye Kıyıları ve Deniz Ekosistemlerinin Sürdürülebilirliği Yolunda Bir Araştırma Modelinin Geliştirilmesi” (Proje No: 325K625) başlıklı bilimsel araştırma projesinin yaygın etkisini desteklemek amacıyla hizmete sunulmuştur.
Projemiz, Türkiye kıyılarının ve deniz ekosistemlerinin geleceğini korumak için bilimsel bilgi ile yerel yaşam deneyimini bir araya getirmeyi amaçlayan özgün bir araştırma girişimidir. Projenin çıkış noktası, kıyılarda yaşayan toplulukların ve özellikle balıkçıların nesiller boyunca edindikleri “Geleneksel Ekolojik Bilgi”nin, sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesinde önemli bir kaynak olduğudur.
Günümüzde iklim değişikliği, kirlilik, biyolojik çeşitlilik kaybı ve aşırı kaynak kullanımı gibi sorunlar denizlerimizi her zamankinden daha fazla tehdit etmektedir. Ancak kıyı toplulukları, denizle kurdukları uzun süreli ilişki sayesinde çevredeki değişimleri gözlemleme, yorumlama ve bunlara uyum sağlama konusunda eşsiz bir bilgi birikimine sahiptir. Bu proje, söz konusu bilgi ve deneyimleri bilimsel araştırma yöntemleriyle kayıt altına alarak Türkiye’nin kıyı ve deniz ekosistemlerinin korunmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.
Türkiye kıyılarında yaşayan toplulukların denizle kurduğu ilişkinin yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ortaya koymayı amaçlayan projede, balıkçılık gelenekleri, yerel inanışlar, ritüeller, halk meteorolojisi, denizcilik bilgisi, yer adları ve sözlü kültür ürünleri gibi kıyı topluluklarının yüzyıllar boyunca geliştirdiği kültürel kimliğin temel unsurları da bütüncül biçimde ele alınacaktır. Proje, bu folklorik ve kültürel birikimi “Geleneksel Ekolojik Bilgi” çerçevesinde değerlendirerek, kültür ile doğa arasındaki karşılıklı etkileşimi görünür kılmaktadır. Böylece deniz ekosistemlerinin sürdürülebilirliği ile kültürel hafızanın korunması arasında güçlü bir bağ kurarak, yerel kimliklerin geleceğe taşınmasına katkı sunmaktadır.
Karadeniz’den Akdeniz’e, Ege’den Marmara’ya uzanan farklı kıyı bölgelerinde yürütülecek saha çalışmalarıyla balıkçılar, yerel halk, kooperatifler, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla görüşmeler gerçekleştirilecektir. Elde edilen bulgular yalnızca akademik bir veri tabanı oluşturmak için değil, aynı zamanda topluluk temelli koruma ve sürdürülebilirlik politikaları geliştirilmesi yolunda karar vericilere, yerel yönetimlere ve çevre politikaları geliştiren kurumlara yol gösterecek katılımcı bir araştırma modeli geliştirmek için kullanılacaktır.
Bu platform, proje kapsamında üretilen bilgi ve deneyimleri paylaşmak, farklı disiplinlerden araştırmacılar ile yerel paydaşları bir araya getirmek ve denizlerimizin sürdürülebilir geleceği için güçlü bir iş birliği ağı oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Türkiye’nin kıyı ve deniz mirasını koruma yolculuğunda sizleri de bu bilgi ve dayanışma ağının bir parçası olmaya davet ediyoruz.